Yeri gelmişken Tsunami….

Share

11.03.2011 tarihinde Japonya’da meydana gelen 8.9 büyüklüğündeki deprem sonrası oluşan Tsunami nedeniyle, bütün TV kanallarında ve radyolarda Tsunami ile ilgili yararlı yararsız, gerekli gereksiz pek çok söz,yazı dinledik. Ben de araştırdım ve size Tsunami ile ilgili gerçek bilgiler aktarmak istedim. Buyrun okuyun,öğrenin…

Tsunami (okunuşu: “Sunami”. Japonca’da liman dalgası anlamına gelen 津波 (つなみ) sözcüğünden) okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder.

Japonca’da “liman dalgası” anlamına gelen tsunami sözcüğü, 15 Haziran 1896’da 21 bin kişinin hayatını kaybettiği “Büyük Meiji Tsunamisi’nden” sonra Japonlar’ın yaptığı yardım çağrılarıyla dünya dillerine yerleşti.

Okyanus kütlesinde oluşan sismik bir şoktan doğan tsunami dalgaları, onlarca metre yüksekliğe ulaşabiliyor ve deniz kıyısındaki topraklarda yıkıcı etki yapıyor.
Depremlerden sonra oluşan tsunamiler, diğer deniz dalgalarından farklı. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde bazen 30 metreye kadar yükselerek çok şiddetli akıntılar yaratabiliyor.

Tsunami ilk oluştuğunda tek bir dalga, ama kısa bir süre içerisinde üç ya da beş dalgaya dönüşerek çevreye yayılmaya başlıyor. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu genelde çok zayıf oluyor. Fakat diğer dalgalar, etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerliyor.

Bu nedenle, depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaş ama anormal su düzeyi değişimi ilk dalganın geldiğini gösteriyor. Bu değişim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabiliyor.

Tarihteki Önemli Tsunamiler

National Geographic Türkiye – Appenzeller, Northwestern Üniversitesi jeoloji profesörlerinden tsunami uzmanı Emile Okal’a danışarak geçmişte yeryüzüne önemli etkileri olmuş tsunamilere ilişkin aşağıda verilen listeyi derledi.

1-MİNOS, İÖ 1630 DOLAYLARI

Yunan adası Santorini’de, bir yanardağ patlamasının yol açtığı dalgalar Girit’i silip süpürdü -ve belki de Minos uygarlığının çöküşünü hızlandırdı. Bu tsunaminin, Atlantis efsanesinin kaynaklarından biri olduğu söyleniyor.

2-CASCADİA, 1700

Amerika kıtasının Kuzeybatı Pasifik açıklarında gerçekleşen çok büyük bir deprem, dev dalgalara neden oldu. Japonya’da, bu olayın yol açtığı hasarı tanımlayan yaklaşık 300 yıllık kayıtlar bulundu.

3-LİZBON, 1755

Açık denizde oluşan deprem ve ardından gelen dalgalar büyük zarara yol açtı; Voltaire’in Candide yapıtında da bu olaydan söz ediliyor. Barbados’ta dahi hissedilen felaket, Atlas Okyanusu’nun bir ucundan diğerine hasar verdiği bilinen tek tsunami.

4-SANRİKU, 1896

Tsunami tek bir uyarı bile vermeden Japonya’nın kuzeydoğusunu vurduğunda 20.000’den fazla kişi yaşamını yitirdi.

5-ALEUT ADALARI, 1946

Alaska açıklarındaki tsunami beş saat içinde Hawaii kıyılarına ulaştı. Bu olay, Büyük Okyanus tsunami uyarı sisteminin geliştirilmesini hızlandırdı.

6-ŞİLİ, 1960

9,5 büyüklüğündeki bir deprem (kayıtlara geçen en büyük örnek) Büyük Okyanus boyunca 2200 can alan dalgaları tetikledi. Bu felaket, halkın tsunamilere karşı eğitilmesinin gerekliliği konusunda yetkilileri alarma geçirdi: Buna karşın Hawaii’de, uyarılar yapıldığında insanlar izlemek için rıhtıma toplandı. (Şili açıklarında deniz dibinde oluşan 9.5 büyüklüğündeki bu depremin ardından yine son yüzyılın en büyük, en güçlü dalgaları görüldü. 11 metre yüksekliğindeki tsunami, Şili’de bin, Hawaii’de 61 kişinin ölümüne yol açtı. )

Dalgalar, saatte 750 kilometre hızla Japonya kıyılarına ulaştı ve değdiği yeri yıktı. Tsunaminin katettiği mesafe yani Şili-Japonya arası yaklaşık 17 bin kilometre.

7-PAPUA YENİ GİNE, 1998

Ölümcül dalgalarıyla kıyı şeridindeki çok dar bir alanı vuran bu tsunami, 2000’den fazla kişinin ölümüne yol açarak gözlemcileri şaşırttı. Uzmanlar daha sonraları bunun nedeninin deniz altında bir zemin kayması olduğunu öğrendi; o dönemde bunun tsunamiyi tetikleyen olaylardan biri olduğunu çok az kişi biliyordu. Şimdi ise bu tür kaymaların, birçok kıyıyı tehdit ettiği biliniyor.
Güney Asya Depremi

.DEPREM ASYA HARİTASINI DEĞİŞTİRDİ..

Asya’da onbinlerce kişinin ölümüne ve kaybolmasına yol açan deprem, Sumatra’daki adaları yerinden oynatarak Asya haritasında değişikliğe neden oldu.
26 Aralık’ta meydana gelen Güneydoğu Asya depreminin yerkabuğunun her bölgesini birden salladığı ortaya çıktı. Bilim insanları, 9.2 büyüklüğündeki son 40 yılın en güçlü depreminde ortaya çıkan enerjinin, 26 Aralık’tan günler sonra dahi yer kabuğunu titretmeye yettiğini belirledi. Uzunluğu 1.250 km olan bir çatlak boyunca oluşan deprem, 10 dakika sürmüştü. Bu şimdiye dek kaydedilen en uzun deprem süresi.

Depremin ardından elde edilen sismik veriler, deprembilim alanında yeni açılımlara olanak verecek. Son 50 yılda bu kadar büyük bir deprem meydana gelmemişti ve önceki büyük depremlerde bilimsel cihazlar bugünkü kadar gelişmiş değildi. Güneydoğu Asya depreminden çıkan sonuçları değerlendiren bilim insanları, yer kabuğunun kırılmasıyla ilgili önemli bulgular çıkardı.

DENİZ SULARI 0.1 MM YÜKSELDİ
Deprem, Indo-Avustralya plakasının Avrasya plakasının altına kaymasıyla oluştu. Kaymanın şiddetiyle Avrasya Plakası’nın ucu havaya kalktı. Bu hareket, okyanus zeminin oynamasına yol açtı ve tsunami ortaya çıktı. Tsunaminin Bengal Körfezi’nde yarattığı dalga, tüm Dünya denizlerinde su seviyesinin 0.1 millimetre yükselmesine neden oldu.

TÜM DÜNYA TİTREDİ
Deprem sadece deniz sularını yükseltmekle kalmadı. Yale Üniversitesi’nden Jeffrey Park’ın ölçümlerine göre, Dünya’nın hemen her bölgesi yerkabuğunda 1 cm’ye kadar çıkan bir titreşim yaşadı. Depremin neden olduğu Dünya çapındaki titreme, 26 Aralık’tan haftalar sonrasında dahi devam etti. Benzer bir durum, 1960 yılında gerçekleşen Şili depreminde de gözlemlenmişti. (1960 Şili depremi 9.5, 1964 Alaska depremi ise 9.2 büyüklüğündeydi.) Depremin merkezinden bin 500 kilometre uzaklıkta olmasına karşın, Sri Lanka’da yerkabuğu 10 cm titredi. Depremin oluşumunda, Hint okyasunu tabanının Asya kıtasına doğru daldığı gözleniyor. Bu nedenle açığa çıkan enerjinin büyük kısmı kuzeye doğru yayıldı, nitekim Rus sismologlar Avustralyalı meslektaşlarına göre daha yüksek enerji ve titreşim tespit etti. Depremde 300 bin’den fazla insan yaşamını yitirmiş veya ortadan kaybolmuştu.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir